Konyaspor, sükseli ve çok gürültülü Galatasaray galibiyetinden sonra, bir futbol takımı için çok önemli olan birlikteliğin, el ele vermenin ve dayanışmanın verdiği enerji ile Başakşehir’e konuk olacak…
Yeşil-beyazlıların hedefi belli…
İstanbul’dan puansız dönmemek…
Doğruyu söylemek gerekirse Başakşehir’i bilmiyorum, ama Konyaspor için zorluk derecesi yüksek bir maç olacak…
Başakşehir rahat…
Ve fakat tedirgin!
Juventus’u kupanın dışında bırakan Galatasaray’ı mağlup eden bir takımla oynayacaklarını yabana atmıyor Nuri Şahin…
Deyim yerindeyse, “Kasap et, koyun can derdinde” kıvamında bir müsabaka olacak…
Galatasaray moralli Konyaspor'un bu maçı kazanması ya da bu maçtan puanla ayrılması, o kadar da zor değil...
Kolay da değil...
Bu maç iki takıma da gidebilir, gelebilir...
“Ortada bir maç” diyerek, “skor ne olursa olsun, ne İlhan Palut’a ne de Konyaspor’a deniz bitmeyecek, kara görünmeyecek...
Eğer bu maçtan puanla ayrılırsa yeşil-beyazlılar, öyle ya da böyle, hem fiziksel, hem de zihinsel olarak kendilerini yenilemeye devam edecekler…
Galatasaray galibiyetinden sonra şehre bir sinerji geldiği gerçek…
Tribünlere de…
Konyaspor’un en önemli kazanımlarından birisi de taraftarların tribünlere dönmesiydi.
xxx
Kabul etmek gerekir ki, zorluk derecesi yüksek bir maç…
Konyaspor kazanırsa sadece 3 puan kazanmış olmayacak, daha da fazlasını…
Nereden bakılırsa bakılsın, Konyaspor için kolay bir maç olmayacak…
Şu da bir gerçek ki, zor, ama imkansız değil…
Neden zor maç?
Başakşehir yükselişte…
Kaybetmemek için saha ve seyirci avantajını da arkasına alacak…
Hoş, seyircisi de yok, ama iç sahada oynama avantajlarını iyi kullanıyorlar…
Başakşehir’in iç sahada oynaması, Konyaspor’a oranla, puan anlamında daha rahat olması bir avantaj gibi görülse de, sonucu oyuncular tayin edecek...
Konyaspor, Galatasaray maçında olduğu gibi, bu maçta da gemileri yakacak…
Daha doğrusu kazanmayı çok isteyen oyuncuların takımı kazanacak bu maçı...
Görünen o...
Konyaspor’lu oyuncuların daha çok istediğine göre, bu maçın skoru da yeşil-beyazlı takımın lehine olacaktır…
Benim inancım bu doğrultuda…
Kabul; yakaladığı bu hava ve sonucu değiştirecek ön oyuncuları ile Konyaspor savunmasını rahatsız edeceklerdir…
Bunlardan birisi ve en önemlisi Özbek Eldor Shomurodov…
Nuri Şahin, özellikle de oyunu tamamen Eldor Shomurodov üzerine kuruyor…
Başakşehir’in attığı 40 golün 16’sında Özbek oyuncunun imzası var…
Havadan, yerden fark etmiyor, final vuruşlarını iyi yapan bir oyuncu…
Dolayısıyla sadece dikkat yetmez, iyi kontrol etmek lazım Özbek oyuncuyu…
Elbette Konyaspor’un bu maçı kazanmak için yetebilir bir kadroya ve kadroyu iyi yönlendirebilecek bir teknik adama sahip olduğunu söylemek abartı olmaz…
Burada en önemli sorun şu; Konyaspor, yakalayacağı ya da üreteceği pozisyonları değerlendirebilecek mi?
Başakşehir takımının önü gibi arkası da sağlam…
Dolayısıyla da final pasları ve final vuruşları çok kıymetli…
Özetlersem; Konyaspor, Galatasaray maçında olduğu gibi, sahada takım gibi durur, takım halinde oynarsa İstanbul’dan kesinlikle puansız dönmez…
Çünkü, yeşil-beyazlı temsilcimizin o gücü var..
Daha da önemlisi, Konyaspor, Başakşehir’in gücünü ve yapabileceklerini de dikkate alarak, iyi futbolu değil, deplasmanda nasıl oynanacağını, yani doğru futbolu oynarsa, yukarıda da altını çizdiğim gibi İstanbul’dan puansız dönmez…
Yeşil-beyazlılar, dikeni var diye gülü koklamaktan vazgeçmez…
Artık 1 puan mı olur, 3 puan mı olur, bilemem, ama dediğim gibi, sahada doğru duran, doğru oynayan Konyaspor kazanacaktır…
Bir atasözüyle yazıya nokta koyalım…
Dikeni var diye, gülden vazgeçmek olmaz.



