Recep Uçar ve Çağdaş Atan’dan sonra çoğunluğun sıcak baktığı, daha da ötesi “gelir mi, gelmez mi” diye papatya fallarının açıldığı İlhan Palut, Konyaspor’daki ikinci macerasına Göztepe maçıyla başladı…
Kaçarcasına gitmemişti, ama koşarcasına gelmesine vesile olanlara da teşekkür etmek lazım…
Konya ve Konyaspor kapılarının kendisine kapanmadığını biliyordu…
Açıkçası, kendisi de Konya’ya ve Konyaspor’a kapatmadı kapılarını…
Konya’mızla arasına bir gönül köprüsü kurdu ve o köprüyü hiç atmadı…
Dolayısıyla, kader bir kez daha, o gönül köprüsünde yollarını kesiştirdi…
Ne diyelim, iki tarafa da hayırlı olsun…
Bu arada Ömer Atiker ile İlhan Palut’un tribünlere birlikte gitmesini de önemsiyorum…
Tribünler önemli.
xx
AVRUPA’NIN EN AZ GOL YİYEN TAKIMI
Göztepe takımı, bu ligin en istikrarlı, kale gibi savunma yapan, en önde de etkili, daha doğrusu tabela değiştiren oyunculara sahip…
İzmir temsilcisi, Türkiye’de kompakt futbolu en iyi oynayan takım…
Hücumu değil, ama savunmayı takım halinde yapıyorlar, bu nedenle de “ligin en sağlam savunması yapan takımı” apoleti omuzlarını süslüyor…
Galatasaray’ın 14, Fenerbahçe’nin 17, Trabzon’un 23 gol yediği ligde, 12 gol yemeleri tesadüf değil…
Stoilov da 3’lü savunma ve çift forvetle oynayan bir teknik adam…
Bu maçta olduğu gibi…
İzmir temsilcisi sahaya yayılması, agresif oyunu ve katı savunması ile niyetini belli etti…
Ama, İzmir’deki hesapları Konya’da tutmadı.
xxx
KONYASPOR DAHA ENERJİK ÇIKTI MAÇA
Konyaspor ise sıkıntılı bir süreç geçiriyor…
Bu gerçek…
Ligin ilk yarısında hem sportif hem de psikolojik anlamda beklenenin altındaydı!
Hoca değişikliği, yani Recep Uçar’ın gönderilmesi, Çağdaş Atan’ın getirilmesi de derde deva olmadı!
Oyun ve oyuncu yetersizliği tabelaya olumsuz yansıdı…
Şehri yönetenlerle, kulübü yönetenler bu durumdan rahatsız oldular ki, kesenin ağzının açarak önemli takviyelerin yanı sıra, teknik kadroda da zorunlu bir değişikliği giderek, doğru olanı yaptılar…
Konyaspor taraftarlarının da beklentisi olan İlhan Palut’un göreve gelmesi, şehre, takıma, taraftarlara bir enerji, bir sinerji getirdi…
Bu maça da önemli bir destek alarak çıktı yeşil-beyazlılar.
xxx
TRİBÜN DESTEĞİ İLE BAŞLADI MAÇ
Göztepe’yi bilmem, ama Konyaspor 6 puanlık değil, 15 puanlık maça çıktı…
20 bin seyircinin bu maça geleceğini tahmin etmiştim…
Yanılmamışım…
Şu da var; müthiş olmasa da önemli bir seyirci topluluğu bu maçta takımının yanında oldu, destek verdi…
Çağdaş Atan’la oyuncu, oyun, puan, maç ve en önemlisi de taraftarı kaybetmiştik!
Skor 0-0’da olsa bazı kazanımlarımız olduğu da bir gerçek.
xxx
PALUT’UN YOĞURT YİYİŞİ FARKLI
İlhan Palut, 3’lü savunma ve ikili forvetle çıktı Göztepe karşısına…
Bahadır- Uğurcan, Adil, Guilherme-Andzouana, Enis Bardhi, Berkan Kutlu, Olaigbe-Melih- Kramer-Muleka 11’ine forma verdi…
Yeşil-beyazlılar, 3-5-2’yle yayıldılar sahaya…
Göztepe takımı da, aynı sistemle karşılık verdi Konyaspor’a…
Konyaspor’da Deniz Türüç’ün cezası nedeniyle olmadığı kadroda yeni transferlerden Berkan Kutlu ile Olaigbe ilk 11’de yer aldılar…
Diğer yenilerden Arif Boşluk, Svendsen ve Nagalo hamle oyuncusu olarak kulübede süre almayı beklediler…
Göztepe’nin de en önemli eksiği sağ arkada oynayan Arda’ydı…
Eğriye eğri, doğruya doğru, İzmir temsilcisi kolay kolay gol yemediği için maçlarına 1-0 önde gibi başlıyor…
Hangi takımla oynarlarsa oynasınlar farketmiyor…
Ancak bu maçın ilk 45’inde hiçte öyle olmadı…
Çünkü Konyaspor, sol kenardan Olaigbe, sağ kenardan Andzouana, merkezden de hem Muleka hem Kramer ile Göztepe savunmasına huzur vermedi…
Konyaspor’un iki kenar oyuncusu Olaigbe ve Andzouana çizgiyi etkili kullandılar ilk 45’de…
Muleka’yı da ilk kez istekli, arzulu ve agresif gördüm…
Konyaspor Olaigbe gelene kadar tek kanatlı kuş gibiydi…
Sol yanımız hep sancılıydı…
Göztepe takımının savunmasını, özellikle yüksek toplarla geçmek hiçte kolay değil…
Sarı-kırmızılıların dev cüsseli, benzetmek gerekirse, Küba’nın gelmiş geçmiş en iyi ağır sıklet boksörü Teofilo Stevenson benzeri Heliton’un kafasından top almak o kadar da kolay değildi…
Bu yarıda Göztepe takımı, bilindik savunma anlayışını istediği gibi uygulayamadı…
Savunmalarını öne çıkarıp, topu rakibe bırakıp, daha nefes almadan Juan ve Jandersoni le baskı yapamadılar…
Konyaspor, ilk yarıda o fırsatı tanımadı onlara…
Temsilcimizin orta sahada görev yapan oyuncuları, kazandıkları topları ilk kez evelemeden gevelemeden ya kenarlara kazandırdılar ya da merkezden direk Göztepe sahasına indiler…
Bu yarıda gördüğüm şu; eskinin hımbıl, vurdumduymaz, mahkum Konyaspor’un yerine, daha agresif, daha top yapan, daha öne oynayan bir takım vardı.
İKİNCİ YARI
İkinci yarı, ilk yarıya oranla biraz daha düşük tempoda başladı…
İki takım da kontrollü oyunu tercih etti…
Konyaspor adına şunu rahatlıkla söyleyebilirim; temsilcimiz sahada inanılmaz konsantre ve daha organize olmuş bir görüntü verdi…
Yeşil-beyazlı oyuncular, hem dar alanda hem de geniş alanda iyi pas yaparak, ayağa oynayarak, en az top kaybı ile de oyunu tutan taraf oldular…
Konyaspor’un bu maçta ısrarla yüksekten oynaması, sonuca bu yoldan gidebilme şansı hemen hemen yokken, ısrarla bunun denenmesi doğru bir futbol aklı değildi!
Bunu Galatasaray’a, Fenerbahçe’ye, yani yukarıdaki takımlara deneyebilir, sonuç alabilirsin, ama kadrosunda bir kamyon dolusu kulesi olan Göztepe’ye denemek, Don Kişot misali yel değirmenlere saldırmak gibi bir şey!
İzmirliler, ne savunmada ne hücumda bir tek kafa topu sektirmediler…
Özetlersem; oyun ve oyuncu gücü artan Konyaspor, bundan sonraki maçlarına çok daha güvenli çıkacak ve bunu da skora yansıtacak…
Görünen o…
Ama en önemlisi, Konyaspor’un bir sinerji bulmasıydı…
Özellikle çizgideki oyuncular olmak üzere, hemen hemen bütün futbolcular oyunu büyüttüler…
İlhan Hoca’ya haksızlık etmiş oluruz, bu isimlerin arasına dahil etmemekle…
Belli ki, kısa süre de olsa dersine iyi çalışmış, Göztepe’yi iyi analiz etmiş…
Dediğim gibi, sadece yüksek toplara bu kadar bel bağlanmasaydı…
0-0 kötü mü?
Kötünün iyisi diyelim ve haftaya Alanya maçına çevirelim projektörleri.