1998 yılında 14 iş insanının bir araya gelmesi ile birlikte kurulmuş, 15 bin üyesi olan, “Kamu Yararına Çalışan Dernek” statüsü kazanan, iş insanların çatı kuruluşlarından birisi…
Önemli bir kurum…
ASKON’un Konya Şubesi, şehrin gelişmesine, genişlemesine, ekonomisine, sanatına, sporuna dokunan marifetli insanları iltifatlandırıyor…
İnsanları yaşarken sevmeyi, yaşarken anmayı düstur edinmişler belli ki…
Vefanın güzelliğini dillendirmişler ve ölümsüzleştirmişler…
Bizi biz yapan değerleri sahiplenmişler…
“İnsanlar yaşarken anılmalıdır”dan yola çıkarak, Konya’nın hafızası geleceğe “İş’te Bir Asır” sloganı ile damga vurmuşlar…
Öldükten sonra anmak da güzel, ama yaşarken anma gibisi yok…
Dolayısıyla, ASKON Konya, büyük bir aidiyet duygusuyla hareket ederek, Konya’nın abilerini anarak ölümsüzleştiriyor…
Güzel bir düşünce ve bu düşünceyi hayata geçirmek daha da güzel.
xxx
“İş’te Bir Asır” ya da “İş Hayatında bir Asır” ne derseniz deyin, yiğidin hakkını yiğide vermek, Mehmet Ali Atiker’e, gazeteci deyimi ile “cuk” oturmuş…
Konya’nın hem siyaseten, hem de ticareten abileri vardır…
Bu abiler, şehre ve şehrin insanına dokundukları gibi, şehrin ekonomisinin de büyümesinin başrol oyuncularıdır…
Mehmet Ali Abiyi uzun zamandır tanırım” dersem yalan olur…
3-5 defa karşılaştığımız ve selamlaştığımız olmuştur, ama uzun uzun sohbetimiz olmamıştır…
Bu vesileyle de kulağımızı kurtarmış olduk!
Şaka bir tarafa, Mehmet Ali Atiker ile olmasa da Ömer Atiker ile 30 yıla yakın bir tanışıklığımız, dostluğumuz var…
Severim, sayarım…
Hoş, kendisinin de bana karşı bir sevgisinin olduğunu bilirim…
Ortak karın ağrımız! Konyaspor sevgisi…
Allah, Ömer Atiker’in de yolunu açık etsin.
Tekrar Mehmet Ali Atiker’e dönelim…
Merdivenleri 1’er 1’er tırmanarak zirveye ulaşmış…
Kolay olmamış elbette…
Uzun ve dikenli yollardan geçmiş…
İş hayatına kunduracı olarak başlaması bir tesadüf değil, baba mesleği olduğu için oturmuş tabureye…
Mesleğin, yani kunduracılığın inceliğini öğrenmiş mi, öğrenmemiş mi, bilemiyorum, ama gönlünde yatan aslan “tornacılık”mış…
25 yaşında gönlünde yatan aslan ile el ele vermiş, 30 metrekarelik, iki ana bir kuzudan yapılmış, izbe görünümlü bir dükkanda eline kaynak makinesini almış…
Alış, o alış…
Sonrası mı?
Çalış ha çalış…
O günlerde atılmış Atiker markasının temelleri…
Gökten zembille inmemişler, inim inim inlemişler ve bu güzel günleri görmüşler…
Buralara gelirken, ne geleneklerinden vazgeçmiş, ne de teknolojiye sırtını çevirmiş…
Başarılı bazı insanlar için “tek başına takım” derler ya, Mehmet Ali Atiker de, o insanlardan…
Tek başına takım…
Şehrimizde ve ülkemizde Mehmet Ali Atiker gibi iş insanları çoğaldıkça inanıyorum ki, ülkenin işsizlik meselesi bir nebze de olsa çözülecektir…
Ülkemizde ve dünyanın farklı bölgelerindeki projeleriyle ve yatırımlarıyla adından söz ettiren Atiker’in büyümesinde Mehmet Ali Atiker faktörü çok önemli.
xxx
Mehmet Ali Atiker’in iyi de bir memleket milliyetçisi olduğunu, kendisiyle yapılan söyleşiden öğreniyoruz…
42 plaka noktasında hassas…
Bazı iş insanlarını biliyorum, araçlarında 42 plaka yerine İstanbul’un 34’ünü, Ankara’nın da 06’sını tercih ederler!
Ama, Atiker’in araçlarında 42’den başka bir numara göremezsiniz…
Örneğin bu konuda takdir ettiğim bir de Galatasaray’da oynayan Abdulkerim var…
En son model spor arabasının plakası 34 değil, 42…
İstanbul sokaklarında 42 plakalı son model bir spor araba ile fellik fellik dolaşmak her babayiğidin harcı değil…
Bunun adı memleket, yani Konyasevgisi…
Helal olsun.
xxx
Özetlersem; ASKON Konya, Mehmet Ali Atiker’i, yani marifetli bir adamı iltifatlandırmış…
Onlara da helal olsun…
Açıkçası sırada kim var, şimdiden merak ediyorum…
Dolayısıyla da, Konya’da Mehmet Ali Atiker gibi iş insanlarının olduğuna inanıyorum.
*****