RECEP ÇINAR

Tarih: 29.01.2026 14:23

Çağdaş Atan dikkatli olmalı

Facebook Twitter Linked-in

Çağdaş Atan’ın Konyaspor’a imza attığı gün, dereyi görmeden paçayı sıvaması, Avrupa lafları etmesi ne kadar talihsiz bir açıklama ise Gaziantep FK maçından sonra yaptığı açıklamalarda bir o kadar talihsiz ve yersiz!
Özellikle Muleka konusunda ağzından çıkanlar…
“Elimde Marc Overmars mı var da Jackson Muleka ile oynuyorum?” gibi, hem de lig devam ederken, bir futbolcusu hakkında hiç kimsenin tasvip etmeyeceği “zehir” gibi bir cümle kurarsa, o futbolcudan nasıl verim alacak, o futbolcunun yüzüne nasıl bakacak?
İhtiyacı olduğunuz bir oyuncu hakkında bu tür aşağılayıcı laflar ederseniz bunun altından nasıl kalkacaksınız?
Açıkçası merak ediyorum; Çağdaş Atan, Muleka ile göz göze geldiği anlarda ne hissediyor ya da antrenmanlarda Muleka ile nasıl bir iletişim sağlıyor?
xxx
AVRUPA SÖYLEMİ
Ve görüldü ki, Konyaspor ligde kalma modundan, Avrupa moduna geçemedi!
Büyüklerimiz, “Büyük lokma ye büyük söz söyleme” demişler…
Yani, başaramayacağın, sonuçlandıramayacağın bir konuda ağzından çıkan laflara dikkat edeceksin…
İyi niyetli bir söylem olabilir, ama iyi niyet yetmeyebilir…
Burada olduğu gibi.
xxx
TARAFTAR MESELESİ
Çağdaş Atan’ın kendine çeki-düzen vermesi gereken bir konu ise taraftarlarla ilgili söylemleri…
Taraftar hakaret etmediği müddetçe haklıdır…
Çağdaş Hoca, bu anlamda ismi gibi çağdaş düşünmeli, tribünlere gelenler ile sosyal medyada yazanların tamamını müşteri gibi görme yerine, onların birer Konyaspor sevdalısı olduğunu anlamalıdır…
Konyaspor zor kulüp!
Teknik adamlar için de, kulübü yönetenler içinde…
Dolayısıyla basın ve taraftarlarla yüz göz olmanın bir anlamı yok…
“Ben buradayım, bana istediklerini yazabilirler, omuzlarım geniş” gibi bir efelenmenin de çok alıcısı olmaz…
Çünkü, burada öncelikle projektörlerin yönetilmesi gereken ya da sorulması gereken nokta gazeteciler ile tribünler değil, bizatihi Çağdaş Atan’ın kendisidir…
‘Basın ve taraftarlar yazıyorlar, çiziyorlar, eleştiriyorlar’ diye şikayette bulunmak yerine, taraftarlar niye eleştiriyorlar, niye yazıp-çiziyorlar sorusuna cevap aramak, orada bir öz eleştiri yapmak daha doğru olmaz mı?
Konyaspor gömleğini sırtına geçirdiğin 5 Kasım’dan bugüne kadar istenmeyen skorlar, daha açık konuşmak gerekirse, başarısızlık var ise, mesele biraz da buradan okunmalı…
Her şey bir tarafa, asıl kafa yorulması gereken şey ne biliyor musun Çağdaş Hoca?
Egon ve kibrin!
Tribünler tenhalaşıyor ve yazılar-çiziler artıyorsa, bunun sebebi,
senin beklentilerin gerisinde kalma gerçeğidir.
xxx
AT(MAD)AN DİKKATLİ KONUŞMALI!
Ben tekrar Muleka krizine geleceğim…
Konyaspor futbol takımında kadro darlığı yaşanıyorken, bir şekilde takımı rakip kaleye taşıyan bir isimden mahrum kalmak, doğru bir teknik adam aklı değil!
Kısa vadede çıkarlar, uzun vadede de prensipler ilkesine sarılabilirdin!
Sevgili Hocam; işler kötüye gitmeye başladığı zaman, oyun, oyuncu, başkan yönetici, medya ve taraftar da sizden uzaklaşmaya başlar…
Top da, topçu da sizi sevmez…
Bunu aklından çıkarma…
Yapılan ve yapılacak olan takviyelerle yeterli bir kadroya sahipsen, camiadan ve yönetimden aldığın katkı, göreve başladığın 5 Kasım’dan daha iyiyse, beklentilerin de aynı paralelde olmasından daha doğal ne olabilir ki?
Özellikle de Beşiktaş ile oynanacak önemli bir maç öncesinde…
Futbolcular “tilki” gibi “kurnaz”dır...
Seninle “yürek birlikteliği”nde olmayan, sana “ayar” olan oyuncular, senin bu açıklamalarından sonra “ipe un sererler”de takım kaybederse, bunun vebali senin sırtında olmaz mı?
Beşiktaş maçından önce böyle bir açıklama, kendi ayağına kurşun sıkmaktan başka bir şey değil...
Olmamış...
Neyse…
Ata binip uzağa gitmenin bir alemi yok, ama Çağdaş Atan, bundan sonraki konuşmalarına biraz daha dikkat edebilir…
Bu yazının esas amacı da bu.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —