Menü Konya Olay Tv
RECEP ÇINAR

RECEP ÇINAR

Tarih: 19.03.2026 23:12

Konyaspor, Konya’nın sancağıdır, namusudur

Facebook Twitter Linked-in


Zorlu bir Kocaelispor maçından alnının akıyla çıkan Konyaspor, bu galibiyetin daha anlam kazanması için Gençlerbirliği maçını kazanmak zorundaydı…
Ki, zorda olsa kazandı…
Konyaspor’un içeride oynadığı bütün maçlar gibi Gençlerbirliği maçı da son derece önemli ve puan kaybedilmemesi gereken bir maçtı…
Çünkü, iyi bir hava yakalanmış, dolayısıyla bu havanın dağılmaması gerekiyordu…
Galatasaray ve Kocaelispor maçlarını kazanan Konyaspor sadece 6 puan kazanmadı, enerji, sinerji, dayanışma, el ele verme, takım olma, takım gibi oynama, dahası futbola dair güzel olan ne varsa, hepsini kazandı yeşil-beyazlı temsilcimiz…
Helal olsun.
xxx
Kocaelispor maç yazımda biraz sitem vardı…
İlhan Palut’un ikinci yarıya hamlelerle başlamaması ve Kramer’i kulübeye çekmesi noktasında, beklentileri boşa çıkardığının altını çizmiştim…
Ki, aynı yerdeyim…
İlhan Hoca, Arif Boşluk’u, Oliogbe’yi veya Muleka’yı kenara alabilse, Kramer’i, Enis Bardhi’yi veya Bjorla’yu 46’da sahaya sürebilse, maçı izleyen hiç kimse bu kadar karın ağrısı çekmez, kalp spazmı geçirmezdi!
Bazı dostlarım, “Maçı kazandık daha ne istiyorsun?” babında sitemde bulundular!
Haklılar…
Ancak, hem İlhan Palut’un, hem de Konyaspor’un yapabileceklerinin daha fazlasını yapacaklarına inandığım için düşüncelerimi aktardım…
Ki, Konyaspor, bu ligdeki varlığını devam ettirebilme adına, Kocaeli’de hayati bir galibiyete imza attı...
Bunu görmezden gelmek için “kör olmak” lazım...
Şunun da altını çizmek benim boynumun borcudur; Konyaspor, Konya’nın sadece dünyaya açılan penceresi değil, bu şehrin sancağıdır, namusudur…
Bu şehirde doğan, doyan, yaşayan, havasını soluyan, suyunu içen, parasını kazanan herkes, bu bilinçle hareket ederek, şehrin sancağına sahip çıkmak zorundadır…
Ötesi yok…
Dolayısıyla da, yiğidin hakkını yiğide verenlerdenim…
Bu şehri yönetenlerle, şehrin kulübünü ve takımını yönetenler, şehrin sancağına, yani namusuna sahip çıkmışlardır...
Konya’nın bu sancağına sahip çıkan, zerre kadar katkısı olan herkese kimsenin laf söylemeye de, sitem etmeye de hakkı yok…
Başta Bakan Murat Kurum olmak üzere, Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay’a, AK Parti İl Başkanı Fatih Özgökçen’e ve elbette büyük bir yükün altına giren ve sorumluluk alan Başkan Ömer Atiker’e…
Tekrar söylüyorum; bu şehirde doğan, doyan, yaşayan, bu şehrin havasını soluyan herkesin sancağıdır Konyaspor…
Yani, namusudur…
Nokta.
xxx
İlhan Palut, Uğurcan’ın yerine Adamo Nagalo’ya forma verirken, sol arkayı da Berkan Kutlu’yla kontrol etmeyi düşündü…
Kocaelispor maçında sol önde oynayan Olaigbe’yi kenara alırken, Enis Bardhi’ye sol önde sorumluluk verdi…
İlhan Hoca, Muleke’ya da forma vererek, çift forvetle Gençlerbirliği’ni vurmaya çalıştı…
Hocanın Muleke’dan vazgeçmemesinin tek nedeni, benim futbol aklıma göre, önde top tutması, rakip savunmayı yıpratması olabilir mi?
Muhtemelen…
Ve sık sık eleştirdiğimiz Muleka 86’da attığı golle Konyaspor’u yoğun bakımdan çıkardı…
Çünkü, karar paslarında ya da vuruşlarında etkisiz olan Muleka, bu sefer hem şeytanın bacağını kırdı, hem de taraftarlar ile arasını düzeltti…
İlhan Palut, bu maçta 4-2-3-1’le sahaya yayılırken, Volkan Demirel’in Gençlerbirliği’de 4-1-4-1’le karşılık verdi Konyaspor’a.
xxx
Santra ile birlikte ev sahibi duygusunu hissettirdi Konyaspor…
Savunmayı da öne çıkararak maçı isteyen taraf İlhan Palut’un ekibiydi…
Ön alan baskısı ile rakip takımı kendi sahasına iteleyerek tehditlerini sürdürdü…
Bu yarıda direk rakip yarı alana yerleşen Konyaspor’du…
Özellikle soldan Berkan, sağdan Deniz vasıtasıyla getirilen yüksek toplarla öne geçmenin arayışları iyiydi, ama sonuç vermedi…
“Berkan” demişken, İlhan Palut’un, bu oyuncuyu sol arkaya kaydırarak, hem arkadaki hem de öndeki zaafı giderme noktasında önemli ve olumlu bir hamle yapmış olduğunu da söylemek lazım…
Gençlerbirliği’nin en atletik ve topu rakip kaleye en kısa yoldan götüren oyuncusu Traore’yi kontrol ettiği gibi, hücuma da katkı yaparak iyi iş çıkardı…
İlk 45’de en arkadaki oyuncudan, en öndeki Kramer’e kadar dinmek bilmeyen bir hücum iştahı vardı Palut’un oyuncularında…
Hem duran hem de akan oyunda rakibi bunalttılar, ama topu üç direğin içine sokmada maharetli değillerdi…
İlk yarıdaki görüntüsü ile 3 puana yaklaşmadı değiller, ama dediğim gibi karar ya da final toplarında becerili değillerdi…
Yine de avuçlarının içine kadar geldiğini gördük şansın…
Ama bir anlık konsantrasyon kaybı ve beraberindeki pozisyon hataları sonrası bu şans ilk 45’de maalesef heba oldu.
xxx
Gençlerbirliği ikinci yarıya savunmasını öne çıkararak başladı…
İkinci 45’in tamamında olmasa da, bölüm halinde oyuna ortak oldu Ankaralılar…
Doğruyu söylemek gerekirse çok zor bir ikinci 45’in sonunda Muleka ile golü bulan temsilcimizde, İlhan Palut’un 67’deki Bjorla ve Olaigbe hamleleri keyfe keder verdi…
Konyaspor’un saha içi gibi, kulübesinin de zengin olması, İlhan Palut’un elini yüzde yüz güçlendiriyor…
Konyaspor ikinci 45’de maçı daha erken koparabilirdi, ama Gençlerbirliği’nin Portekizli kalecisi Ricardo Velho inanılmaz toplar çıkararak, Konyaspor’un işini zorlaştırdı…
İkinci yarıyla ilgili eveleyip gevelemeye gerek yok…
Konyaspor’un kazanması gerekiyordu, kazandı…
Akşamdan sabaha olmuyor bu işler, bir kimlik oluştururken dayak yeme süreci var her şeyden önce…
Konyaspor’un dayak yeme süreci bitmiştir…
Yeşil-beyazlılar, bu galibiyetle biraz daha nefeslendiler ve biraz daha altındakilerle mesafeyi açtılar…
Emeği geçen herkese, hem çifte bayram yaşattıkları hem de kazandıkları için teşekkürler.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —