
Geride bıraktığımız yılı, yani 2025’i çok güzel geçirdiğimiz söylenemez…
Hem de su gibi geçip gitmedi…
Bizlerden çok şey alıp götürdü…
Açık konuşmak gerekirse çok şey kaybettik 2025’de…
Sadece sevdiklerimizi değil, anlayışımızı, empati yapmamızı, hoşgörümüzü ve en acı olanı ahlakımızı kaybettik…
Futboldaki bahis olayları, medyadaki uyuşturucu ve sapkınlıklar, kara para aklamaları vesaire!
Dedim ya, sadece canlarımızı kaybetmedik, bize özgü olan manevi değerlerimizi de kaybettik, ne yazık ki!
xxx
2025’in içerisinde birçok sevdiğimizi kaybettik…
Mehmet Akgüneş’i Ocak ayının başlarında, Kerim Hoşfikirer’i Temmuz’un ortalarında, çok sevdiğim Müdür Hüseyin’i Aralık’ın son gününde kaybettik…
Çok sıkı-fıkı bir dostluğumuz olmasa da, Oğuz Başkan vasıtasıyla tanıştığım, birkaç kere TSYD Levent tesislerinde sohbet etme imkanı bulduğum Galatasaray’ın efsanelerinden Gökmen Özdenak’ı da aynı gün, yani 2025’in son gününde kaybettik…
Uzaktan yakından tanıdığımız arkadaşı, dostu, akrabamızı, selamlaştığımız birçok insanı yine 2025’de kaybettik…
Örneğin Faruk Turhan’ı…
Sevdiğim bir abimdi…
Doğru söylemek gerekirse, Mehmet Akgüneş, Kerim Hoşfikirer ve en son kaybettiğim “Müdür Hüseyin” lakaplı, Hüseyin Şahin’in vefatları burnumun direğini sızlattı.
xxx
MÜDÜR HÜSEYİN
Müdürle, yani Hüseyin Şahin’le 70’li yılların sonunda tanıştık…
Konya İdmanyurdu’nda Nevzat abi ile Nazif Sırıt’ın çömezi olarak başladı malzemeciliğe…
Aslen Kayserili olmasına rağmen, inanılmaz bir Konyalı, inanılmaz bir Konya İdmaryurtlu’ydu…
Konya İdmanyurdu’nun Konyaspor’la birleşmesini içine sindiremedi, onca davete ve ısrara rağmen, Konyaspor’a gitmedi, Demirspor’da göreve başladı…
Dedim ya, tutkulu bir Konya İdmanyurdu sevdalısıydı…
Müdür Hüseyin’in İdmanyurdu sevdası hiçbir zaman eksilmedi…
O sevdayla da mezara gitti!
Özel bir adamdı…
Güzel bir adamdı…
Titiz bir adamdı…
“Adam gibi adam” derler ya, gerçekten de öyleydi…
Çok kahrımızı çekti…
Onunla ilgili güzel de bir anımız var…
Yeni Meram Gazetesinde muhabirlik, Kromspor’da da top oynadığım yıllarda, Demirspor ile Seydişehir Eti şampiyonluk için mücadele verir, Kültürspor, Kadınhanıspor, Sarayönüspor Bozkır Gençberbirliği, Kromspor, Stadspor, Etbalıkspor gibi takımlar da ligi iyi bir yerde bitirmenin derdine düşerlerdi…
Yine böyle bir sezon, Demirspor ile Seydişehir Eti şampiyonluk için kıran kırana mücadele veriyorlar…
O dönemlerde Demirspor’a “Konya’nın Fenerbahçe’si”, Seydişehir Eti’ye de “Yıldızlar karması” diyorlar…
Birinci amatör küme, ama bugünün ikinci ligi gibi…
Sezonu tam hatırlamıyorum, Demirspor lider, Seydişehir Eti Alüminyum ise 1 ya da 2 puan geriden Demirspor’u takip ediyor…
İkisi de şampiyonluğa oynuyorlar…
Yanlış hatırlamıyorsam, sezonun son maçlarından birisiydi…
86-87 sezonu olabilir…
Demirspor şampiyonluk, Kromspor’da düşmeme mücadelesi veriyordu…
Demirspor bize, yani Kromspor’a takılırsa, Seydişehir avantajlı bir duruma geçecekti…
Sonuçta maç 1-1 berabere bitti…
Tabi, statta bir dedikodu başladı, “Seydişehir Eti bu maç için Kromspor’a teşvik verdi” diye…
Seydişehirlilerin teşvik verip vermediğini bilmiyorum, ama maçtan sonra yöneticiler takımı yemeğe götürmüşlerdi…
Bu 1-1’lik beraberlikten sonra Demirsporlular oldukça bozuldular…
Can ciğer kuzu sarması olduğum, evlerine girip çıktığım Müdür Hüseyin beni ne soyunma odasına alıyor ne selam veriyor, yanından geçerken de “satılmışlar” gibi laf çakıyor!
Benden hem yaş hem de fizik olarak küçüktü Müdür Hüseyin…
Birgün dayanamadım yakasından yapıştım, “Seni fukara s.müğü gibi duvara yapıştırırım, bir daha ayık gezemezsin” diye bir çıkış yaptım…
Sonrasında barıştık tabi…
Çünkü, her gün yüz yüze baktığım bir insan…
Küslük olmadı…
Allah rahmet etsin Urfalı, yani Pekoz Mehmet abi bizi barıştırdı…
Ama, kırgınlığı uzun zaman geçmedi.
xxx
Maltepe Hasan gibi, Şahin Ünal gibi, Mehmet Kaçıran gibi, Müdür Hüseyin’in de ömrü top sahalarında geçti…
Ali Abi, yani Demirspor’un efsane başkanı Ali Gözönü, Müdür Hüseyin’i kendi evladı gibi sarıp sarmaladı, sigortasını günü gününe yatırdı, emekli etti, yetmedi Demirspor’da başkanlığa kadar getirdi…
Düşünsenize, amatör bir takımın her şeyi…
Malzemecisi, antrenörü, yöneticisi ve başkanı…
Türkiye’de başka bir örneği var mı?
Bilemiyorum, ama Müdür Hüseyin özel bir adamdı…
Başka bir özelliği ise futbolu da bilir, iyi futbolcudan da anlardı…
Onun istemediği hiçbir oyuncu Demirspor’un kapısından içeri giremezdi…
Kim olursa olsun, efsane Başkan Ali Gözönü’nün oğlu, olsa bile…
Müdürün erkenden gidişine çok üzüldüm…
Cenazesine katılmayı çok isterdim, ama ilaç aldığım için maalesef son görevimi yapamadım…
Bizde hakkı çok…
İnşallah helal etmiştir…
Bizden yana helal olsun…
Müdür Hüseyin 01.01. 1960’da dünyaya geldi, 01.01.2026’da dünyadan gitti…
Mekanı cennet olur inşallah.