RECEP ÇINAR

Tarih: 03.03.2026 15:18

Sokaklarımızı kirletenler ile Semazenliği ayağa düşürenler!

Facebook Twitter Linked-in

BİZ OLMAYIZ!
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Temizlik imandandır” demiş, ama gel gör ki, ülkemizde, özellikle de şehrimizde bu hadise uyan kaç kişi var!?
Geçtiğimiz hafta içerisinde bir dostun iftar davetine katıldıktan sonra, müsaade isteyip apartmandan dışarı çıktım…
Sitenin cümle kapısından çıkar çıkmaz, fotoğraftaki bu manzara ile karşılaştım…
Deyyus’un birisi, hem de öküzün teki, arabasındaki kül tablasını olduğu gibi asfaltın üzerine boca etmiş!

Whatsapp Image 2026 03 03 At 08.57.09 (1)
Olacak şey değil…
Yobaz, görgüsüz, kendisine ve çevresine saygısı olmayan sırtlan, zıkkımlandığı sigaranın bütün izmaritini sokağa atmış…
Bu deyyusa “hayvan” demek bile bana zul geliyor…
Kendi dışkılarını toprağın altına gizleyen kedileri-köpekler bile bu pisliklerden daha çevreci!
Dünya Sağlık Örgütünün verilerine göre, dünya genelinde her 3 sigaradan, yani izmaritten 2’si yerlere atılıyormuş…
Bu da her yıl yaklaşık 4,5 trilyon izmaritin çevreye saçılarak suyu ve toprağı zehirlemesi, hatta orman yangınlarına neden olması anlamına geliyormuş…
Sigara izmaritleri, selüloz asetat gibi maddelerden oluşuyormuş…
Bu maddeler doğaya atıldıklarında yıllarca bozulmadan kalıyor ve çevreye ciddi zararlar veriyormuş…
İyi mi?
Arabasındaki otu-b.ku, küllüğü sokağa boca eden bu gibi deyyuslar, kendi sağlıklarını geçtik, toplumun sağlığı ile de alay ediyorlar…
Kendisine saygısı olmayanlardan, çevresine, mahallesine, caddesine, şehrine saygı beklemek, “zemheri ayında gül istemek” gibi bir şey olsa gerek.
xxx
Sigara izmariti konusunda bir anımı hatırladım…
Yıllar önce İngiltere’nin Manchester şehrinde düzenlenen bir spor organizasyonuna gitmiştim…
Sigara içtiğim yıllar…
Bu arada sigarayı bırakalı 15 yıl oldu…
Onu da belirtmekte yarar var…
Müsabakaların yapıldığı salonda sigara içilecek yer olmadığı için dışarı çıktım ve dumanlamaya başladım…
Ve Manchester’in caddeleri, sokakları işyerlerinin önleri pırıl pırıl olunca, sigaranın izmaritini atacağım çöp kutusu ya da benzeri bir çöplük bulamadım…
Elimdeki sigara izmaritini sokağa da atamadığım için, avucuma t.kürdüm!, sigarayı söndürdüm, salonun içindeki çöp kutularından birisinin içine attım…
Bu benim çok titiz ya da çöp kutusu bulamadığımdan değil, çevreye ve insana olan duyarlılığım veya saygımdandı.
xxx
SOKAKLARA BOCA EDİLEN SİGARA ARTIKLARI
Gerçekten olacak şey değil…
Sigara izmaritlerini sokaklara rastgele atan deyyuslardan nefret ediyorum…
Hele de böğürerek, balgam atanları boğasım geliyor!
“İzmaritini neden sokağa atıyorsun” diye sormaya kalksan, vereceği en iyi cevap muhtemelen, “Dayı, çöp kutusu mu var da atayım. Nereye atayım. Ne yapayım g.tüme mi sokayım” ya da “sana ne bilader, istediğim yere atarım” olacaktır…
Böyle de yüzsüz şerefsizler!
xxx
Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da olduğu gibi, şehrimizde de her yüz metreye boru şeklinde küllükler konulsa faydası olur mu?
Sanmıyorum…
Çünkü, bu ahlak yoksunları, izmaritlerini yine de sokağa atarlar!
Kaldı ki, çöplerini konteynerlerinin içine değil, dışına bırakan bir milletiz!
Aslında, hiçbir şekilde çöpünüzü ya da izmaritinizi sokağa veya yere atma gibi bir hakkınız da, haddiniz de yok…
Evinizin, odanızın içine atmadığınız çöpünüzü, sigara izmaritinizi toplumun yaşadığı ortak alanlara da atamazsınız…
Atar mısınız?
O zaman insan değilsiniz!

Whatsapp Image 2026 03 03 At 08.57.09 (2)
xxx
LÜKS OTELLERİN İFTARLIĞI SEMAZENLER!
Sosyal Medyada gördüm…
Takip ettiğim gazeteci bir arkadaş paylaşmış…
Arkadaşım da değil, ama karşılaştığımız zaman selamlaştığımız meslektaşlardan…
Eski foto muhabiri…
İftar yapmak için, misafirleri ile birlikte İstanbul’un beş yıldızlı otellerinden birisine gitmiş…
Buraya kadar her şey normal…
Ezanla birlikte iftarlar açılmış, tam yemekler yenirken, ince bir ney eşliğinde semazen dönmeye başlıyor!
Kimileri izliyor, kimileri atıştırmaya devam ediyor, kimileri de bu sema gösterisini ölümsüzleştiriyor…
Bu durum benim garibime gitti açıkçası.

Whatsapp Image 2026 03 03 At 08.57.09
xxx
Sema, Mevlevi tarikatının kendi statüsü içinde icra edilen bir zikir çeşididir. Kaldı ki, her yerde sema yapılmaz, her önüne gelenden de semazen olmaz!”
Ben demiyorum, ilgililer söylüyor…
Semayı ve semazenliği ayaklar altına almak, hiç hoş değil…
Kültür Bakanlığı, Mevlana Araştırma Merkezi ya da benzeri kuruluşlar, sema törenlerini, hiçte tasvip edilmeyen bu gibi yerlerdeki gösterimlerini bir şekilde engellemeli ve cezai işlem uygulamalı…
Mevlana törenlerine ilgi azalıyor!
Azalır elbette…
Çünkü, sen sema törenlerini ve semazenleri insanların ayağına götürürsen, kimse de zahmet edip Konya’ya gelmez…
Mevlana Caddesinde büyümüş bir insan olarak, daha doğrusu 80’li yıllardaki Mevlana Törenlerine şahit olmuş bir insan olarak söylüyorum bunları…
80’li yılların 10-17 Aralık tarihlerinde Mevlana Caddesinden 100 insan geçiyorsa, bunların yüzde 70 yabancı turist, yüzde 20’si yerli turist, geriye kalan yüzde 10’u ise Sedirler, Dolav, Köprübaşı ve İşgalaman mahallelerinin sakinleriydi…
Son yıllarda İranlılar da olmasa, Mevlana Törenlerinde yabancı turist görme şansımız, neredeyse sıfıra yaklaştı…
Maalesef durum bu.
xxx
TANSU POLATKAN
Futbolla ilgilenen, bizim ve bizden 1-2 önceki jenerasyonun yakından tanıdığı, bu ülkenin gelmiş geçmiş en tanınan, en naif ve Türkçeyi en iyi konuşan, dolayısıyla futbolun inceliklerini de bilen 3-5 spikerden en önemlisidir…
Halit Kıvanç, Can Akbel, Tuna Huş, Abidin Aydoğdu, Mesut Mertcan, Julide Gülizar, Aytaç Kardüz, Gülgün Feyman, İlker Yasin, Ümit Aktan ve Kenan Onuk gibi insanlarla birlikte TRT’nin TRT olmasına katkısı olanlardan birisidir Tansu Polatkan…
Durup dururken Tansu Polatkan’a bu sevgi ya da bu övgü nerden çıktı?” diyebilirsiniz…
Eyvallah…
Kendisi, marifetli bir insan olduğu için, iltifatın da en babasını hak edenlerden…
Tansu Abi, dün öğle saatlerinde aramış, ama telefonum sessizde olduğu için görmemiştim…
Aradım kendisini, selam-kelam faslından sonra güne süper başlamama vesile olan, “Gazetecilik meslek değilmiş başlıklı yazından dolayı, seni tebrik ediyorum” dedi…
Belli ki, Tansu Abi de çakma gazeteci ve yorumculardan rahatsız!
Nasıl olmasın ki?
İki kelimeyi bir araya getiremeyen, ama ortalıkta “duayen” gibi gezenler ya da kendilerini sahiplenenler olunca, tabi ki, rahatsız olacağız!
Yıllarınızı verdiğiniz mesleğe başka mahallelerden gelip, ukalaca bilgiçlik taslayanlara “hoş geldiniz, ne iyi ettiniz de geldiniz mi” diyeceğiz…
Tabi ki, demeyeceğiz…
Lafın kısası; gerçek bir duayenden, önemli bir meslek büyüğünden, hem de güzel cümlelerden kurulu bir tebrik telefonu alırsanız, sizin de gününüz iyi başlar.

Whatsapp Image 2026 03 03 At 08.57.09 (3)

 


 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —