Kendimi bildim bileli, daha doğrusu futbolla tanıştım tanışalı ülkemiz futbolunda şike, hatır şikesi, teşvik ve hakem alma, rakip kaleciyi bağlama ve rakip oyuncuya “seneye bizdesin” gibi vaatlerle kandırıp, sporun ruhuna ters olaylarla bugünlere geldik!
Ve 2025’in sonlarında Türk futbolunda, “ister yanardağ, ister grizu patladı” deyin, daha doğrusu ne derseniz deyin, halının altındaki ya da sümen altı edilmiş bütün pislikler tek tek ortaya çıkıyor!
Çıkmaya da devam edecek…
Benim aklımın erdiği bir tek “spor-toto” vardı, onu da rahmetli eniştem oynadığı için bilirdim…
Sonrasında ne totolar, ne totoşlar çıktı, Allah muhafaza!
Sokaktaki insanları anlarım, oynayabilirler…
Ama, yöneticileri, hakemleri, oyuncuları, gözlemcileri ve temsilcileri anlamak mümkün değil…
Tabi ki, futbolumuzun simsarlarını da…
“Onlarda insan yahu” diyebilirsiniz…
İnsan olduklarına kalıbımı basarım, ama düzgün insan olduklarına asla!
Bütün bu olanlara şaşırdım mı?
Tabi ki şaşırmadım…
Bu ülkede Beşiktaş Kulübü’nün başkanı olan şahıs, aynı zamanda Türkiye Jokey Kulübü’nün de başkanı…
Bu kulübün teknik direktörü ise atları olan, yıllar önce takım arkadaşlarını altılı oynamaya teşvik eden, dahası ganyan reklamlarında oynayan Sergen Yalçın!
Girin Google, Sergen’in atlarla, at yarışları ile olan bağını görebilirsiniz…
Bunlar yasal mı?
Yasal…
Etik mi?
Bana göre etik değil…
Bu işin içerisinde helal-haram meselesi var mı?
Din İşleri Yüksek Kurulu, “Taraflardan birisinin kazanıp diğerinin kaybetmesi esasına dayalı olan bütün şans oyunları kumar olduğundan haramdır” diyor!
Bu ülkede legal bahis destekleniyor…
Gençlik ve Spor Bakanlığına bağlı olan Spor Toto Teşkilat Başkanlığı diye bir kurum var…
Türkiye’de kulüpler ve sporcular bu kurum tarafından destekleniyor…
Devletin resmi bir kurumu…
Kime ne anlatacağız?
Dolayısıyla bu işler çetrefilli işler!
İnşallah içerisinde bulunduğumuz 2026’da, sporu ve futbolumuzu kirletenler tek tek yakayı ele verirler de, temiz kalanlarla yolumuza devam ederiz.
xxx
TFF, yani Türkiye Futbol Federasyon Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu çıktı ortaya ve futbolumuzdaki kirliliğin bir kısmını halının altından çıkardı…
Halının altında hala pislik var mı?
Bir kamyon dolusu hem de…
Ama, bu kirli oyunun esas oğlanlarını, yani başrolünü oynayan menajerleri duymadık…
Metin Korkmaz hariç…
Alt ligler de dahil daha doğrusu profesyonel olmuş bütün futbolcuların menajerleri var…
Onlardan ses seda yok…
Şeytanın avukatlığını yapıyorum; bahis konusunda oyuncusunu ikna edebilir mi ya da yönlendirebilir mi?
Mümkündür…
O zaman bu menajerlerle ilgili atılan bir adım görmedim, göz altına alınanı duymadım…
TFF Başkanı bu konuda yutkunmadan bunları ve teknik adamları da açıklamalı…
Varsa tabi ki…
Benim şahsi kanaatim mi?
Olmaması mümkün değil!
xxx
Kulüplerimiz ve futbolcularımız bu fırıldak ve paragöz menajerlerden nasıl kurtulur?
Biraz zor gibi!
Neden mi?
Çünkü, iki lafı bir araya getiremeyen, çoğunluğu ilkokul mezunu futbolcular ve kulüplerdeki görevlerini ranta çeviren yöneticiler var olduğu müddetçe, bu menajerler, Türk futbolunda istedikleri gibi at koştururlar, kimse de bir şey yapamaz!
Bu kadar net…
Türk futbolunun bağırsakları temizlenecekse, önce sahtekar menajerler ile hırsız yöneticilerden başlanmalı!
Kimse kusura bakmasın…
Namuslu, helali haramı bilen yöneticileri ve menajerleri tenzih ederim, ama kötü niyetlilerin yakalanıp kodese tıkılmasına zerre kadar üzülmem…
Kulüpleri değil, kendilerini zenginleştiren adı ve sanı ne olursa olsun, devlet onlara 18 yaşında olduğunu göstermelidir…
Şunun da altını çizmekte yarar var; kurunun yanında yaş yanmasın…
Özetlersem; Türk futbolu, 2026’da daha temiz, daha adil, daha fair-play ruhuna uygun oynanacak…
Bu anlamda umutluyum.